TMK Mağduru Çocuklar İçin
BASINA ve KAMUOYUNA
Yurdumuzda yaşamak her gün biraz daha zorlaşıyor. Bu zorluk, adalet ve vicdanla ilgili kimi önemli olayları kavramamızı geciktiriyor. Örneklersek Doğu ve Güneydoğuda Diyarbakır, Adana, Mersin, Hatay, Mardin, Siirt, Şırnak, Van illerinde, batıda İzmir’de 13-17 yaş arası 800 civarı çocuk, ‘yetişkin’ koşullarında ve Ağır Ceza Mahkemelerince yargılanıyorlar. Bu durum hem vicdana, hem Türkiye Cumhuriyeti’nin 80′li yıllarda imzaladığı BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne aykırı. Bir kuşağın ruhsal sağlığını zedeleyecek bu durumun nedeni 2006 yılında değişiklik yapılan Terörle Mücadele Kanunu.
Yargılanan çocuklardan kimileri ‘yetişkin’ koşullarında hapiste tutuluyorlar. Sonunda da yine ‘yetişkin’ koşullarında 50 küsur yıla varan cezalara çarptırılıyorlar. Bu çocuklar pedagojik yardım alamıyor, eğitimlerine devam edemiyorlar. Asıl kötüsü bir bölümü yetişkinlerle aynı koğuşlarda kalıyor.
Seçim öncesindeki tahliyeler durdu. Demek göstermelikmiş. Bilindiği gibi bu tahliyeler çocukların beraat etmesi, yani özgür kalması anlamına da gelmiyor. Mahkemeler bu çocuklara TMK nedeniyle cezalar veriyor ve Yargıtay cezayı onayladığında (ki onaylamaması mümkün değil), çocuklar yeniden tutuklanarak hapsediliyor. Yalnızca 2009 Ocak ayı içinde çeşitli şehirlerde duruşmaları yapılan 26 çocuğa TMK ile toplam 75 yıl ceza verildi.
Asıl acısı kamuoyu büyük ölçüde durumun ne kadar tehlikeli olduğunu, bu çocukların ruh ve beden sağlıklarının ve geleceklerinin yitip gittiğini bilmiyor. Böyle bir olayı yaşamamış olanlar bu çocukların ve ailelerinin yaşadıklarını kavrayıp duyarlık gösteremiyor. Gerekli toplumsal tepki gecikiyor.
İnsanlarımızın kavramaları gereken asıl gerçek şu: Şu anda tutuklanan, ceza alan, hapis yatan çocukların büyük bölümü Doğu ve Güneydoğu’da yaşıyor. Ancak bu gerçek yarın aynı koşulların İzmir’de olduğu gibi ülkenin Batısının tümünde de geçerli olmayacağı anlamına gelmez. Çocuk haklarını ihlal eden TMK uygulaması bugünkü haliyle devam ettikçe yarın aynı mağduriyeti bizim çocuklarımızın, kardeşlerimizin yaşamayacağı garantisini kimse veremez.
Sıra kendi çocuklarımıza gelmeden “Bu çocuklar nasılsa başkalarının çocukları” rahatlığına düşmeden durumu kavramamız, Doğu’da-Batı’da nerede olursa olsun tüm ülkedeki çocukların bizim olduğu bilinciyle, insanca davranmamız gerekiyor. (Aslında bu duyarlığı tüm dünya çocukları için gösterebilmeliyiz ama şu anda kamuoyumuz bizim çocuklarımızı öğrenmedi)
Bu topraklarda sevincimizi de üzüntümüzü de şiirle dile getiririz. Çocuklar için adalet isterken de ozanları yardıma çağırdık. Diyarbakır’daki mahkeme günü olan 17 Nisan günü saat 14.30′da PEN Yazarlar Derneğinde bir araya gelecek, bu çocuklar için adalet isteyerek, şiirler okuyacağız. Bu etkinliğin düzenleyiciliğini Sennur Sezer yapacak. Katılan ozanlar kendi şiirlerini okuyacak. Bu etkinliğe destek verdikleri halde önemli engelleri yüzünden katılamayanların şiirlerini de aktörler seslendirecek.
Bu şiirler bir araya gelince adalet isteyenlerin sesi daha iyi duyulacak sanıyoruz, öyle olmasını umut ediyoruz. Sesinizi sesimize katın, bekliyoruz.
Sennur Sezer/Şair – Çocuklar İçin Adalet Çağırıcıları’ndan
Bu yazı Haberler kategorisinde bulunmaktadır. RSS 2.0 bağlantısı ile yazılan yorumları takip edebilirsiniz. Bu yazıya yorum bırakabilir yada sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Yorum gönderebilmek için giriş yapmanız gerekli.